1. KENDİNİZİ ÖZGÜR HİSSETTİĞİNİZ YERLER KEŞFEDİN !
  2. MASAL DÜNYASINDA KAYBOLMAK İSTER MİSİNİZ ?
  3. HAYATINIZ BU KADAR RENKLİ Mİ ?
  4. IŞIKLARIN DANSINI KEŞFEDİN !
  5. KAHRAMAN OLUP YOLDAKİ CANLILARI KURTARIN
  6. İLGİNÇ DOĞAL YAPILARI ZİYARET EDİN !
  7. FARKLI OTELLERDE KONAKLAYARAK UFKUNUZU GENİŞLETİN...
  8. EN SON HANGİ KUMSALA AYAK İZLERİNİZİ BIRAKTINIZ ?
  9. ŞEHRİN GÜRÜLTÜSÜNDEN UZAK YERLER...
  10. YÜZYILLARDIR AYAKTA DURAN TARİHİ YAPILAR...

BUSE CAFE - ANADOLU FENERİ / BEYKOZ

Havaların soğumasıyla birlikte pek fazla dışarı çıkamaz olduk. Küçük kızım Defne'de evde sıkılmış olacak ki dışarıya çıkmak için sürekli kaçma teşebbüsünde bulunuyordu :) Ne olursa olsun kendimi dışarı atmaya şartlanmıştım. Gidecek rotam dahi belli değildi. Annem ve arkadaşımı alarak yola çıktık. Arabada nereye gittiğimizi bilmeden sohbet ederek gidiyorduk. Daha Bostancı-Kavacık arasında trafik kendini belli edince, acaba geri mi dönsek diyede düşündüm...

 
Yanımızda bebekte olduğundan sıcak bir ortam düşünürken aklıma Anadolu Fenerinde ki Buse Cafe geldi. Hem sıcak sobalı bir ortam, hem de fiyatları uygun hoş bir mekan. Anadolu Feneri yoluna doğru sürmeye başladım. Hava daha da kötü olmaya başladı. Bir yandan aracın sileceklerinin zaman zaman yetmeyeceği kadar yağmurla uğraşırken, bir yandan da havanın sisli olması daha yavaş gitmemize neden oldu.


En son yazın geldiğimde yol çalışmaları vardı fakat görüyorum ki tertemiz bir şekilde yollar güzelleşmiş. Aracımı uygun yere park edip, yoğun yağmur altında mekanın durumunu kontrol etmeye gittim. İçeri girince sobanın sıcaklığı yüzüme vurdu resmen. Hiç vakit kaybetmeden kızım Defne'yle annemi de arabadan çağırarak içeri girdik. Biraz ısındıktan sonra artık montlarımızı çıkartacak kadar sıcak olmuştu.


Mekanda 4 kişiden oluşan 2'si Türk 2'si yabancı başka kişilerde vardı. Aralarında iş ve İstanbul'un güzellikleri hakkında konuşuyorlardı. Aslında maksat sıcak bir ortamda oturup ısınmaktı. Hepimiz tost ve çay söyledik kendimize. Defne hanıma da çok sevdiği ayran...


Dışarıda buz gibi hava, tepemizde patır patır yağan yağmurun ve rüzgarın sesi beni mest etti. Keşke daha önce buraya gelip bütün günü burada bitirseydim dedim kendi kendime. Harika bir manzara ve ortama sahiptik. İçeride çalan müzikleri cd falan sanıyordum ama müzik setinin yanına gidince 107.4 frekansında olduğunu gördüm. Tam da buraya uygun müzikler çalıyordu. Dışarıda da tabiri caizse kıyamet kopuyor gibi fırtına vardı...


Diğer oturan grup kalktıktan sonra mekan bize kaldı. Kızımla masalar etrafında oyun bile oynadık. Hava git gide kararmaya başlamıştı. Yakın zamanda havanın yine kötü olduğu bir gün buraya gelmek isterim. Çünkü hava kötüyken mekanın keyfi daha güzel çıkıyor.


Sobanın yanında iyice ısınarak yavaş yavaş gitme hazırlıklarına başladık.


Buse Cafe'den ileriye gidildiğinde Anadolu Feneri'nin çıkmaz yolundaki cami ve fenere ulaşılabiliyor. Hava şartlarından dolayı, kısa bir mesafe olmasına rağmen kızımı üşütmemek için oraya gitmedim. Son olarak Cafe ve Cami yolunu çekerek mekandan ayrıldık...

0 yorum:

Yorum Gönder

Blog Haberleri

  • Blog sayfam yeni şablonuyla yayında.Gezilerimiz devam ediyor
  • 18 Mart 2015'te KUZULUK SAKARYA AKYAZI Gezimiz sizlerle olacak
  • 17 Temmuz 2015 Ramazan Bayramında KARADENİZ TURU yapmayı planlıyoruz
  • 23 Eylül 2015 Kurban Bayramında yine memleketimiz CİDE'ye gidiyoruz. Yol üstü küçük kaçamak anılarımla paylaşımlarım devam edecek
  • 20 Mart 2016'dan sonra SAPANCA - KUZULUK KAPLICALARI - ABANT - SÜNNET GÖLÜ ve MUDURNU Gezisi yapmayı planlıyoruz
  • 2 Temmuz 2016 Ramazan Bayramı Tatilinde Eskişehir'den başlayıp MUĞLA civarındaki MARMARİS, DATÇA, AKYAKA, DALYAN gibi harika yerleri ziyaret edeceğiz
Flag Counter